Ana Sayfa

Canlı Sohbet

Fikralar

Müzik

Arkadaş Ara

Videolar

E Kart

Karikatür

Komik Haberler

Komik Fıkralar

Komik Sesler

Animasyon

Komik Bilgiler

KomikVvideolar

Komik Resimler

Komik Sözler

Komik Mesajlar

Komik Yazılar

Taşlama duvarı

İlginc Yazilar

İlginc Bilgiler

Yemek Sözlügü

Yemek Ölcüleri

Bebek Bakımı

Bebek İsimleri

Bebek Gelişimi

Cocuk Ve Aile

Sac Bakımı

Vucut Bakımı

Diyet

Makyaj

Moda

Diyet Zayıflama

Cilt Bakımı

Yuz Bakımı

Özel Püf Noktalar

Komik Hikayeler

Dini Hikayeler

Çocuk Hikayeleri

Aşk Hikayeleri

Dostluk Hıkayeleri

Asker Hikayeleri

 Biyografiler

Sanatcıların Hayatı

Nasrettin Hocanin

Atatürkün Hayatı

Ugur Mumcunun

Üniversiteler

Tarihdekiler

Osmanlıların Hayatı

Unlülerin Siteleri

Mankenlerin Hayatı

İbrahim Tatlıses

Yabanci Mankenler

Ebru Gündeş

Sibel Can

  Burçlar

Burçlar Ve Anne

Burçlar Ve Aşk

Burçlar Ve Beklenti

Burçlar Ve Cicek

Burçlar Ve Diyet

Burçlar Ve Parfüm

Burçlar Ve Tatil

Kadınlar

Müzik

Astroloji

Dersler

Taciz Olayları

Şiirler

Şiirli Kartlar

 

 

 

 Aradınız Her İeyi Burda Bula Bılırsınız             

Sevginin Gücü

Otobüs yolculari elinde beyaz bir baston tasiyan genç ve güzel kadinin otobüse binisini içten gelen bir sempati ile izlediler.. Basamaklari geçti. Bos oldugu söylenen koltugu el yordami ile buldu. Oturdu.. Çantasini kucagina aldi. Bastonu koltuga yasladi. 34 yasindaki Susan, bir yildir görmüyordu. Bir yanlis teshis sonucu görmez olmus, birden karanlik bir dünyanin içine düsmüstü. Öfke.. Kizginlik.. Kendine acima.. Hayatta tek dayanagi artik kocasi Mark'ti.. Mark hava kuvvetlerinde subaydi. Susan'i bütün kalbi ile seviyordu. Susan gözlerini kaybedince, Mark karisinin içine düstügü umutsuzlugu hemen farketmisti. Ona yeniden güç kazanmasi, kaybettigi kendine güvene yeniden sahip olmasi için yardim etmeliydi. Susan gene kendi kendine yeterli olduguna inanmali, kimseye bagimli olmadan yasayabilmeliydi. Sonunda Susan'i isine dönmeye ikna etti. Peki ama evden ise nasil gidecekti?.. Genelde otobüsle giderdi. Ama simdi koca kenti bir uçtan ötekine tek basina geçmekten korkuyordu. Mark her sabah onu arabasi ile ise birakmayi önerdi. Kendi isi tam aksi yönde oldugu halde..

Ilk günler Susan kendini rahat hissetti. Mark da, "Görmüyorum, artik hiçbir ise yaramam" diyen karisini çalismaya baslattigi için mutluydu. Ama bir süre sonra Mark islerin iyi gitmedigini farketti. Baskasina bagimli yasamin Susan'i mutlu etmesi mümkün degildi. Ise eskiden oldugu gibi kendi basina otobüsle gitmeliydi. Ama Susan hala o kadar hassas, o kadar kirilgan, o kadar öfkeliydi ki.. Ne yapabilirdi?.. "Otobüs" lafi agzindan çikar çikmaz, Susan öfkeyle haykirdi.. "Nasil yaparim?.. Görmüyor musun ben körüm!.. Nerde oldugumu nerden bilirim, nereye gittigimi nasil anlarim.. Galiba sana agir gelmeye basladim, beni basindan atmaya çalisiyorsun.." Duyduklari Mark'in kalbini fena halde kirdi. Ama ne yapacagini biliyordu.. "Her sabah ve aksam otobüsünü arabamla takip edecegim. Sen bu yolculugu tek basina yapmaya hazir olana dek sürecek bu.." Tam iki hafta Mark, Susan'in otobüsünün arkasindan gitti.. Iki hafta boyu karisina görme disindaki duyularini nasil kullanacagini anlatti. Özellikle duymanin pek çok sorunu çözecegini izah etti. Kulaklari ona nerede oldugunu söyleyebilirdi. Yeni yasam tarzina alismasina yardimci olabilirdi. Otobüs söförü ile ahbab olursa, hersey kolaylasir, söför hergün ona önde bir yer bile ayirirdi.

Nihayet Susan, yolculugu tek basina yapmaya hazir oldugunu hissetti. Pazartesi sabahi geldi.. Ayrilirken, otobüsünün geçici eskortu kocasina, hayattaki en büyük dostuna sarildi.. Gözleri yasla doluydu Susan'in.. Kocasina öyle tesekkürle doluydu ki.. Onun sabri, sadakati, destegi ve sevgisiyle umutsuzluk uçurumundan nasil çikmis, nasil yeniden hayata dönmüstü.. "Allahaismarladik" dedi kocasina ve uzun zamandan beri ilk defa ters yönlerde yola çiktilar. Pazartesi.. Sali.. Çarsamba.. Hergün mükemmel geçti Susan için.. Kendini hiç bu kadar iyi hissetmemisti. Yapiyordu.. Basariyordu.. Tek basina basariyordu.. Kendi kendine gidip gelebiliyordu iste.. Cuma sabahi, Susan her günkü gibi otobüse bindi.. Ofisinin karsisindaki durakta inerken bilet parasini uzatti söföre..

"Sizi kiskaniyorum bayan" dedi, söför.. Susan söförün baskasina hitap ettigini düsündü.. Bir körün gipta edilecek nesi olabilirdi ki?.. "Neyimi kiskaniyorsunuz benim" diye sordu söföre.. "Sizin kadar sevilmek, sizin kadar sefkat ve sevgiyle korunmak çok hos bir duygu olmali bayan" dedi söför.. "Nasil yani" dedi, Susan.. "Bir haftadir, her sabah yakisikli bir subay kösede duruyor ve siz otobüsten inene kadar izliyor. Yolu kazasiz geçmenize bakiyor, ofisinize girene kadar oradan ayrilmiyor. Sonra size bir öpücük yolluyor, elini salliyor ve yürüyüp gidiyor. Siz çok talihli bir kadinsiniz bayan.." Mutluluk göz yaslari Susan'in yanaklarindan akmaya basladi. Ve birden hatirladi.. Mark'i hiç görmüyordu ama, bir haftadir yaninda oldugunu hem de öyle kuvvetli hissediyordu ki.. Talihli, gerçekten çok talihli idi. Öyle bir armagan vermisti ki ona hayat, görmekten daha degerliydi.. Bu armaganin varligina inanmasi için görmesi gerekmiyordu. Sevginin aydinlatmayacagi hiçbir karanlik yoktu çünkü..
Askin Gücü

Zamanın birinde bir padişah vardı. Padişah bir gün adamlarıyla ava giderken yolda güzel bir cariye görüp ona aşık oldu.

Onu alıp sarayına getirdi. Fakat bir müddet sonra o güzel cariye hastalandı. Günden güne eriyip tükenmeye başladı. Memleketin en iyi hekimleri cariyenin hastalığına bir çare bulamadılar. Padişah bunu görünce çok üzüldü, günlerce çareler aradı, sağa koştu, sola gitti olmadı. Sonunda bir mescide gidip el açarak dua etti, secdeye kapanarak ağladı. Cariyenin iyileşmesi için yalvardı. Bu sırada uykuya daldı. Rüyasında bir pir gördü; pir ona :

- “Artık üzülme duan kabul oldu. Yarın şehrinize bir yabancı gelecek o bizdendir. Onun yapacağı tedaviyle cariyen iyileşecek.” dedi.

Sabah olup güneş doğunca padişah pencereye koşup rüyasında gördüğü piri beklemeye başladı. Uzaktan onun geldiğini görünce kendisi sarayın kapısına koşarak kapıyı açıp piri içeriye aldı. Konuşup görüştükten sonra, padişah pire hastanın hastalığını anlattı. Daha sonra onu hastanın yanına götürdüler…

Hekim önce hastanın yüzüne baktı sonra nabzını saydı. Hastalığın belirtilerini sorup sebeplerini dinledi…

- “Diğer hekimlerin tedavileri iyileştirmek yerine büsbütün harap etmiş hastayı.” dedi. Sonra şöyle devam etti.

- “Onların içerden haberleri yok, onun için de hepsinin aklı fikri işin dış yüzünde.” dedi.

Hekim hastalığın ne olduğunu anlamıştı, fakat bunu padişaha söylemedi.

Hastanın halinden inlemesinden onun gönül hastası olduğunu hemencecik anlayıverdi. Çünkü hiçbir hastalık gönül derdi gibi değildir.

Hekim durumu anlayınca : “Padişahım, dedi. Herkesi uzaklaştır köşede bucakta kimseler kalmasın ki ben hastayla baş başa kalıp rahat rahat çalışayım, hastanın hastalığını anlayıp ona göre bir tedbir düşüneyim.”

Padişah emretti oda boşaltıldı, hastayla hekimden başka kimse kalmadı.

Hekim yaklaşıp hastanın başucuna geldi yumuşak ve tatlı bir sesle :

- “Memleketin neresi, nerelisin? Bana söyle , çünkü her memleketin halkının ilacı başka başkadır. Memleketinde yakın akrabandan kimler var, kime yakınsın? diye sordu.

Hekim elini kızın nabzına koymuştu. Hem soruyor hem de nabzını kontrol ediyordu.

Kız yavaş yavaş hekime bütün olanları anlatıyor, başından ne geçtiyse söylüyordu.

Hekim kızın nabzını tutmuştu ve :

- “Bu kız kimin adını söylediğinde eğer heyecanlanır, nabzı hızlanırsa demekki sevdiği, uğruna hasta olup yataklara düşerek mum gibi eridiği odur.” diye düşünüyordu.

Kız önce doğup büyüdüğü memleketi ve oradaki dostlarını sayıp döktü. Fakat nabzında bir değişiklik olmadı.

Hekim : “Doğduğun yerlerden ayrılınca hangi memlekete gittin?” diye sordu.

Bunun üzerine kız bir şehir ismi söyleyip geçti ama ne yüzünün rengi ne de nabzının atışı değişti. Daha sonra sırasıyla götürüldüğü yerleri, şehirleri , görüşüp tanıştığı insanları birer birer sayıp döktü. Lakin halinde bir değişiklik olmadı. Ta ki hekim Semerkant şehrini soruncaya kadar…

Semerkant’ın adı geçince kızın nabzı hızlandı, yüzü ve yanakları kızardı. Çünkü o Semerkant’ta bir kuyuncuya aşıktı ve ondan ayrılmış olmanın ızdırabıyla yanıp tutuşuyordu.

Bunu öğrenen hekim kuyumcunun Semerkant’ın hangi semtinde ve hangi mahallesinde olduğunu sorup öğrendi. Sonra kıza :

- “Ben senin hastalığını ve bu derdin çaresinin ne olduğunu çok iyi anladım. Fakat sen bu bana anlattıklarını sakin başkasına söyleme, hele hele padişaha hiç anlatma…” diyerek tembih etti.

Hastanın yanından ayrılan hekim doğruca padişaha gelip durumu anlattı : “Bu kızcağızın iyileşmesi için o kuyumcuyu getirmekten başka çare yok.” dedi.

Bunu duyan padişah hekimin nasihatini canu gönülden kabul etti. Hiç zaman geçirmeden kuyumcuyu davet etmek üzere bir elçi gönderdi… Elçi Semerkand’a varınca doğruca gidip kuyumcuyu buldu. Padişahın gönderdiği hediyeleri takdim eti ve padişahın onu davet ettiğini, eğer gelirse padişahın en yakın adamlarından olacağını çok büyük ihsanlara ve iltifatlara mazhar olacağını söyleyince, kuyumcu zaman kaybetmeden yola koyulup padişahın sarayına en kısa zamanda ulaştı.

Saraya gelen kuyumcuyu hekim alıp padişahın huzuruna götürdü. Padişah kuyumcuya iltifatlar yağdırıp ihsanlarda bulundu. Hazinesini ona teslim etti :

Hekim bunun üzerine : “Ey padişah o cariyeyi bu kuyumcuya ver ki hastalıktan tamamen kurtulup iyileşsin.” dedi…

Padişah o ay yüzlü güzeli kendi eliyle kuyumcuya verdi, altı ay murat alıp murat verdiler. Böylece kız tamamen iyileşmiş oldu.

Ondan sonra hekim kuyumcuya bir ilaç hazırladı. İlacı içen kuyumcu hastalanarak günden güne çirkinleşip erimeye başladı. Eski güzelliğinden eser kalmadı.

Kuyumcu böyle günden güne eriyip çirkinleşince kızın gönlü de ondan soğudu, aşkı günden güne azaldı. Bir müddet sonra kuyumcu öldü. Ölünce de kızın aşkı tamamen sona erdi. Böylece o güzeller güzeli o aşktan ve hastalıktan arınıp tertemiz oldu…


Bu cihan bir dağdır, bizim yaptıklarımız ise ses, seslerin aksi yine dönüp bize gelir.

Gül Resimleri

Manken Resimleri

Bebek Resimleri

Aşk Resimleri

Manzara Resimleri

Dini Resimler

Anneler Günü Sözleri

Aşk Sevgi Sözleri

Dostluk Sözleri

Anlamlı Sözler

Özür Dileme Sözleri

Evlilık Kutlama

Özlem Hasret Sözleri

Bayram Kutlama

Sevgililer Günü

Nefret Sözleri

Kandil Gecesi Sözleri

Güzel Sözler

Kadir Gecesi Sözleri

Ayrılık Sözleri

Msn Mesenger İndir

Msn Ifadeleri

Msn Aşk Ifadeleri

Msn Avatarları

Msn Smiles

Msn Arka Plan

Msn Eklentileri

Genel Bilgiler

Guvenlik

Msn Nıck Name

Msn Şekılleri

Msn Dondurucui

Msn 7.0 Sürümü

Msn 8.0 Sürümü

Msn Aşci 

Msn Hata Ve

Msn Şakaları

Yariş Oyunları

Barbie Oyunları

Makyaj Oyunları

Kız Oyunları

Nısan Oyunları

Savaş Oyunları

Macera Oyunlari

Acı Hayat

Bin Bir Gece.

Doktorlar

Acı Hayat

Ihlamurlar Altında

Yaralı Yürek

Cennet Mahallesi

Elveda Derken

Sıla

Kaybolan Yıllar

Yalancı Yarim

Avrupa Yakası

Arka Sokaklar

Yaprak Dökümü

Komik Videolar

Korku Videoları

Hayvan Videoları

Kavga Videoları

Fenerbahçe

Glatasaray

Beşiktaş Videoları

Televizyon Video

Cocuk Videoları