![]() |
|
TurkChatMirc Yeniler
cenaze namazi
titanik mesut Beyaz Gomlek Tren Kondurtoru Suclu Mahkum hatirla Tanimazsin Kaplumbaga Temel profesor TurkChatMirc iyiler
100 öpücük
Arabam Dışarıda Asker Rüyası Coğrafya Başkası Çarpar Deve Asmak Bende Bisiklet istirem Avlanmak Yasak Cennet ve Cehennem |
Büyük anne odasındaki sobasının verdiği sıcaklıkla beraber iyice mayışmıştı.Örgüsüde bittiğinden dolayı canı sıkılan büyük anne dışarı çıkmaya karar verdi.Dışardaki boyası dökülmüş bankın tozunu eliyle sildikten sonra nihayet bankına oturabildi ve ormanla bitişik evinin keyfini çıkarmaya baktı.Derken gözü bir şeye takıldı.İlerdeki çalılıkta kıpırdayan bir şeyler vardı.İyice inceledikten sonra boşverip manzaranın keyfini çıkarmaya devam etti.Burdanda sıkılan ve acıkan büyükanne banktan kalkıp mutfağa yöneldi.Evi bakımsızdı ve duvarlar çatlak doluydu.Büyükanne'nin kocası ve oğulları savaşta şehit olmuş ve bu kadıncağızı yapayalnız bırakmışlardı.Büyükannen 'nin tek parası gençliğinde ona kocası tarafından verilen ve değeri tahmin edilemeyen elmas süslü kolyesiydi.Onu daima cebinde taşır ve günde en az üç kere cilalardı.Malesef ona hergün gelen gazeteci çocuk bu nesneyi görmüş ve bunu şehirdeki hırsızın tekine fısıldamıştı.Büyükanne yemeğini yedikten sonra televizyonun karşısında gece geç saate kadar durmuş ve daha sonrada koltuk başında uyuya kalmıştı.İşte o çalılıkların arasında bekleyen hırsız artık iş başındaydı.Yavaşça eve yöneldi ve pencereyi tornavida yardımıyla açtı.İçeri öyle sessiz girmiştiki pek az kişi böyle bir işi başarabilirdi.Çünkü o usta bir hırsızdı zaten babasıda hırsızlık yapardı ve bir ünvanı bile vardı.Oturma odasına ilerledi ve içeri şöyle bir göz attı.Büyükanne televizyonun başında horlayarak uyumaktaydı.Yanına yaklaştı ve elini ustalıkla büyükannenin ceplerine daldırdı.Nesne yerindeydi,yavaşça aldı ve aynı adımlarla camdan dışarı çıktı.Çıkar çıkmaz hızlı bir deparla ormana daldı.Ama bilmiyorduki çıkardığı ses nelere mâl olacaktı.Ormanın içinde ilerlerken arkasında bıraktığı evden büyük bir kapı kapatma sesi geldi.Bir an için endişelendi ve koşmaya başladı ama daha sonra yaşlı bir bunaktanmı kaçıyorum ben diyerek yürümeye devam etti.İçinden bir ses birinin onu izlediğini söylüyordu.Şehre son 500 metre kala bir taşın üstüne oturdu.Etraf hala ağaçlık ve karanlıktı.Tam kolyeye bakmak için elini cebine atmıştıki yukarıdan panter gibi birşey üstüne atladı.Korkudan bembeyaz kesilen hırsız bu yaratığın gücüne hayran kaldı.Öyle ki hırsızı en az dört metre fırlatmıştı.Hırsız kaçmaya çalışarak yaratığa yumruklar indirdi.Yaratık hırsızın boğazını sıktı ve ciğerlerindeki havayı birden boşalttı.Hırsız sonunun geldiğini düşünerek son bir kez olsun bıçağına sarıldı.Kırık saplı av bıçağını yaratığa doğru savurdu ama yaratık ışık hızındaki refleksleriyle hırsızı tuttu ve sert bir darbeyle kolunu kırdı.Acı içinde bağıran hırsız yere yuvarlandı ve ellerini yukarı kaldırarak yalvardı-lütfeen,lütfeen bana zarar verme dostum!!!diye ağlayarak haykırdı.Gökyüzünde ki dolunay gecenin karanlığını bozuyordu,parlayan yıldızlar dans edermişçesine havada asılı gibiydiler.Yaratık ışığın olduğu bölgeye gitti ve yüzündeki eşarbı aşağı indirdi.Hırsız şaşkınlıktan neye uğradığını şaşırdı çünkü karşısındaki büyükanneydi.Büyükanne hırsızdan derhal kolyeyi aldı ve hızlı bir hamleyle hırsızı kafasından yakaladı.
-Bak evlat dünya tuvalettir ve bazen temizlenmesi gerekir'dediği gibi hırsızın boynunu kırdı.Hırsız yere yığıldı ve gözleri açık bir şekilde öylece kaldı.Büyük annelere dikkat edin aslında şu an uyuyorlar ama her an uyanabilirler... Hikaye Fikra Ekleyen : hikayeleri
Hikaye fikra Ekleme Tarihi: 08:01:09 |

