Ana Sayfa

Canlı Sohbet

Sohbet Odaları

Klip İzle

Arkadaş Ara

Videolar

Eglence

Karikatür

Komik Haberler

Komik Fıkralar

Komik Sesler

Animasyon

Komik Bilgiler

Komik Videolar

Komik Resimler

Komik Sözler

Komik Mesajlar

Komik Yazılar

Taşlama duvarı

İlginc Yazilar

İlginc Bilgiler

Yemek Sözlügü

Yemek Ölcüleri

Bebek Bakımı

Bebek İsimleri

Bebek Gelişimi

Cocuk Ve Aile

Sac Bakımı

Vucut Bakımı

Diyet

Makyaj

Moda

Lazer Epilasyon

Cinsel Saglık

Diyet Zayıflama

Cilt Bakımı

Yuz Bakımı

Özel Püf Noktalar

Erotik Hikayeler

Komik Hikayeler

Dini Hikayeler

Çocuk Hikayeleri

Aşk Hikayeleri

Dostluk Hıkayeleri

Asker Hikayeleri

 Biyografiler

Sanatcıların Hayatı

Nasrettin Hocanin Hayatı

Atatürkün Hayatı

Ugur Mumcunun Hayatı

Üniversiteler

Tarihdekiler

Osmanlıların Hayatı

Unlülerin Siteleri

Mankenlerin Hayatı

İbrahim Tatlıses

Yabanci Mankenler

Ebru Gündeş

Sibel Can

  Burçlar

Burçlar Ve Anne

Burçlar Ve Aşk

Burçlar Ve Beklenti

Burçlar Ve Cicek

Burçlar Ve Diyet

Burçlar Ve Parfüm

Burçlar Ve Tatil

Kadınlar

Müzik

Astroloji

Dersler

Taciz Olayları

Şiirler

Şiirli Kartlar

>> turkchatmirc.net Erkeklerde KadinLar Kadar Süslüdür

Bir kadına kaşın böyle gözün şöyle demek, yani çirkinsin demek, öldürmekten beterdir. Bir arkadaş anlattı:
Yakın akrabamız bir bayan, (Kocam bana esmersin, pasaklısın dedi, hiçbir zaman “Güzelsin, seni seviyorum” demedi, hep kötü yönlerimi söyledi, elin adamlarından güzel söz duyunca, ister istemez gönlüm o adamlara düştü, kocamdan soğudum) dedi. Bu durumu iyi bilen bir arkadaş, oğlunu evlendirirken (Aman oğlum, eşinle kavga etsen, kötü söz söylesen bile, ona sen çirkinsin deme, her zaman güzel olduğunu söyle) derdi. Kızımla annesi tartışınca, kız bana, (Baba bu köylüyü nereden buldun da aldın) der. Ben de, (Ama annen güzeldi onun için) derim. Kavga biter hemen.

Bir de, daha önce başından bir evlilik geçmişse, hanım sorsa bile, eski eşten kesinlikle bahsetmemelidir. Eski eşin adını sakın evde anmamalı. Bir gün Peygamber efendimiz, vefat eden Hazret-i Hatice validemizi anınca, kadınların en üstünü olan Âişe validemiz bile üzüldü. O üzülünce kim üzülmez ki?

Kadın, erkek iyi geçinmek için yalan söyleyebilir. Bir hadis-i şerif meali:
(Erkek, eşini, eşi de, beyini idare etmek için yalan söylerse günah olmaz.) [Müslim]

İbni Erkam hazretleri, Hazret-i Ömer’e, (Eşim, bana sevmediğini söyledi. Beni sevmeyen bir kadınla birlikte yaşayamam, ayrılmak istiyorum) dedi. Hazret-i Ömer, kadına sordu:
- Kocana, seni sevmiyorum dedin mi?
- Evet dedim.
- Niçin?
- Bana sordu. Ben de yalan söyleyemedim. Yoksa burada yalana izin var mıdır?
- Elbette burada yalan söylemeye izin vardır. Bir kadın, kocasını sevmese de, onu üzmemek için, yalan söylerse günah olmaz.

Hanımı idare etmek, onu haramdan korumak, neşelendirmek birinci vazife olmalıdır.

Evliya zatlar buyuruyor ki:
(Talebeye ne yapılırsa, hocasına gider. Evlada yapılan bir şey, babaya yapılmış gibidir. İyilik de kötülük de.)

O halde büyükleri üzmemek için saliha hanımla iyi geçinmek zorundayız.

Saliha hanım, bulunmaz nimettir, Cennet nimetidir. Cennet nimetinin kıymetini bilmek, muhafaza etmek her Müslümanın vazifesi olmalı.

Çocukları kavgalı, stresli bir ortamda yetiştirmemeli. Yarının büyüğü olarak yetiştirmeli. Ivır zıvır şeylerle bu hayatı kendimize, çoluk çocuğumuza zehir etmemeliyiz. Problemli ailelerin çocuklarıyla kimse oğlunu kızını evlendirmek istemez. Bu da ayrı bir konu.

Bütün sıkıntılar ölümü unutmaktan, hak ve hukuka riayet etmemekten yani dine uymamaktan ileri gelir. Bir zat anlatır:
(Bir gün bana bir arkadaş geldi. Hanımı ile hiç geçinemiyormuş. Evde her gün basit şeyler yüzünden tartışma oluyormuş, bıkmış bu tartışmalardan, artık ondan ayrılmak istiyordu. Bunların münakaşaları yüzünden iki taraf aileleri de birbirine girmiş. Hanımı bunun tarafına, bu da hanımının tarafına düşman vaziyette. Kanlı bıçaklı deniyor ya aynen öyle imişler. Yine bir gün perişan bir vaziyette geldi, hiçbir nasihat dinleyecek halde değildi. Ya Rabbi, ben buna ne diyeyim diye düşündüm. Sonra ona, “Ayrılsan da fark eden bir şey olmayacak, bir ay kadar ömrün kaldı, ne istiyorsan git yap” dedim. Bu sözü duyan arkadaş şok oldu, rengi attı, yine perişan bir durumda çıkıp gitti.

Sonra arkadaşlardan ve kendisinden dinlediğim için ne yaptığını anlatayım. Kapıdan çıkar çıkmaz özel kalemdeki arkadaşlarla helalleşmeye başlamış. Rastladığı herkesle helalleşiyormuş. Eve gidince kavgalı hanımına, (Hatun gel demiş, bunca zamandır seni üzdüm, sana iyi kocalık yapamadım, istediğini alamadım, hakkına riayet edemedim, ne olur beni affet, bana hakkını helal et) demiş. Tabii bunu ağlamaklı diyor, gerçekten diyor.

Hanımı bakmış, Allah Allah, bu adama ne oldu da böyle şeyler yapıyor, acımış ona, bey demiş, sen hakkını helal et, ben hep edepsizlik yaptım, seni çok üzdüm demiş. Başlamışlar ağlamaya, sarılıp ağlaşmışlar. Sonra adam, kavgalı olduğu kayınpederlerine gitmiş. Aynı şekilde onlardan ağlamaklı olarak özür dilemiş, size iyi evlatlık yapamadım, hizmet edemedim, ne olur beni affedin, hakkınızı helal edin demiş. Onlar da şaşırmışlar, yavrum demişler, sen hakkını helal et, biz büyüklük yapamadık, sizi hoş göremedik, sizin aranızı çok zaman biz bozduk. Sen bizi affet, hakkını helal et diyerek ağlaşmışlar. Sonra hanımı da bunun kavgalı olduğu annesine babasına gitmiş. Aynı şekilde o da onlardan özür dilemiş, size iyi gelinlik yapamadım, çok edepsizlik ettim, sizi çok üzdüm demiş, helallik istemiş. Onlar da aynı şekilde mahcup olup, asıl sen bizi affet hakkını helal et, biz büyüklük yapamadık, sizi çok üzdük demişler, sarılıp ağlaşmışlar. Evde ise her gün sanki Cennet hayatı yaşıyorlar. Karı koca birbirlerine hizmet ediyor, terlik vesaire getiriyorlarmış. Bir dedikleri iki olmuyormuş.

Ama arkadaş, benim sözümü hiç söylememiş. Bir ayın dolması için günleri sayıyormuş. Günler yaklaştıkça bunun iyiliği artıyormuş, geceleri ibadeti artıyormuş. Bunun iyiliği artınca hanımının da ve ailelerin de iyiliği artıyormuş. Derken bir ay dolmuş. Ha bugün öleceğim derken, nedense ölmemiş. Kesin bir ay denmedi, bir ay kadar dendi, belki birkaç gün daha var diye düşünmüş. Birkaç gün daha beklemiş, yine ölmemiş. Sonra yanıma geldi, odadan içeri girince, (Efendim ben ölmedim) dedi. Ne ölmesi dedim. Efendim siz bana demiştiniz ki bir ay kadar ömrün kaldı, o bir ay doldu ama ben ölmedim. Kardeşim, ben senin ne zaman öleceğini bilemem, ama şunu biliyorum, ölüm var, bir gün elbette öleceksin. Ölecek adam kavga niza ile hayatını zehir etmez. Şu andaki hayatından memnun musun dedim. Evet hiç tartışmamız olmuyor dedi. Haydi böyle devam edin dedim. İki çocukları oldu, gül gibi geçinip gidiyorlar. Bütün mesele ölümü unutmamak. Ölümü unutunca ne oluyor, unutmayınca ne oluyor bu açık bir örnek.)


Çeşitli sual ve cevaplar

Sual: Hanımdan ayrılınca da mehrini vermek gerekir mi?
CEVAP
Hanımından ayrılan erkeğin, hanımının mehrini vermesi gerekir. Mehr kul hakkıdır. Peygamber efendimiz, günahları, haramları sayarken buyuruyor ki:
(Hevesi geçince hanımını bırakıp mehrini vermemek. Çalıştırdığı işçiye ücretini vermemek. Zararsız hayvanı sebepsiz öldürmek.) [Hakim]
Erkek hanımını ahlaksızlığı sebebiyle de boşasa, yine mehrini verir. Çocuk erkeğe verilmişse, kadına ayrıca nafaka verilmez.

Sual: Evleneli yedi sene oldu. Kocamla beraber olamadık. Yani kusur kocamdadır. Artık ayrılmaya karar verdim. Dinen ayrılmak istemem günah olur mu? Kocam ayrılmamı istemiyor, ayrılmak istiyorum dediğim zaman ağlıyor. Doktora da gitmiyor. Psikolojik bir rahatsızlığı var.
CEVAP
Seadet-i Ebediyye’de diyor ki:
(Kendinde engel bulunmayan kadın, zevcinin innin yani hadım, iktidarsız olduğunu anlarsa, nikahın feshi için, çok zaman sonra bile, dava açabilir. Erkek inkâr ederse, kadı yani hakim bir ebeye muayene ettirir. Zevceyi bakire bulursa, bir yıl sonra tekrar muayene ettirir. Yine bakire bulunursa aralarını tefrik eder [ayırır]. Tam mehrini verir ve kadının da iddet beklemesi lazım olur. Bir kere cima yapınca kadının dava açma hakkı kalmaz ise de, birden fazlasını terk etmesi günah olur. İnnin, ihtiyarlık, tenasül hastalığı veya büyü sebebi ile cima yapamayandır.)

Sual: Beyimin borcu var. Ben de bu borcumuzu daha çabuk ödeyip, sıkıntıdan kurtulmak için gayrimüslim hanımların yanında çalışıyorum. Uygun mudur?
CEVAP
Bayan çalışmaya mecbur değildir. Kendi arzunuzla erkeklerin olmadığı bir yer varsa, yani günah işlemeden çalışma imkanı varsa çalışabilirsiniz. Beyinizin borcu sizi ilgilendirmez.

Sual: Kocam zengin. Ne kendi güzel giyiniyor, ne de bize alıyor. Doğru mu yapıyor?
CEVAP
Zengin bir kimsenin, durumuna uygun giymemesi ve ev halkına da aynı şeyi yapması doğru değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, sana bir mal verdiği zaman, bu nimet ve ikramın eseri, senin üzerinde görülsün.) [Ebu Davud]

(Allahü teâlâ, birinize mal ihsan ettiğinde, ikrama, önce kendisinden ve ev halkından başlasın!) [Müslim]

Sual: Erkeğin hanımına nafakayı temlik etmesi, eline vermesi farz olduğuna göre, hanım "Ben nafaka istemem. Sana helal ettim" dese sahih olur mu? Yoksa nafakayı aldıktan sonra mı hediye etmesi gerekir?
CEVAP
Nafakayı almadan hediye etmesi sahih olur. Bir kimse, birinde olan alacağını, hakkını ona hediye edebilir. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Beyim beni, Avusturalya’ya götürmek istiyor. Burada çok tanıdıklarımız var. Durumumuz da iyidir. Ben de tanımadığım gayrimüslim ülkeye beni götürme diye itiraz ediyorum. Yakınlarım beyine itiraz etmek günahtır diyorlar. Burada itiraz hakkım yok mu, yani götürme beni demem günah mıdır?
CEVAP
Bu konuda itiraz etmeniz günah olmaz. Hindiyye'de (Zamanımızda, erkek, hanımı istemezse, onu başka memlekete götüremez) diyor. Bu bakımdan bir zaruret yoksa götürmemeli, huzursuzluğa sebep olmamalıdır. Orada rahat edecekseniz zaten siz de itiraz etmezsiniz. Böyle işlerde anlaşarak karar vermelidir.

Sual: Hanımı başka memlekete götürmek uygun değil deniyor. Ben hanımımı İstanbul’dan Erzurum’a, Konya’ya götüremez miyim?
CEVAP
Gezdirmeye her yere götürürsünüz elbette. Onu Konya’ya, Erzurum’a yerleştirip kendiniz zaruretsiz İstanbul’da ikamet etmeniz uygun olmaz. Onu kendi ikamet ettiğiniz yerde, akrabalarının ikamet ettiği yerde bulundurmalısınız. Bir de kadın razı olmadıkça, onu memleketindeki akrabalarının yanından alıp başka memlekette ikamete zorlamak da uygun değildir.

Sual: Erkek, hanımı razı olmadığı halde, çocuk olmaması için tedbir alabilir mi veya hanımını tedbir almaya zorlayabilir mi?
CEVAP
Hayır.
 

"Kadıncıl bir hayvanım"


Erkeğin kalesi ketumiyetiydi. Ta ki doktor ona ne yersen ye deyinceye kadar. Bedri Koraman, ketumiteyini bozdu. Kadınlar ve erkekler hakkında bildiği her şeyi anlattı. Koraman, yıllar boyu sadece karikatür çizmemiş, çizdikleriyle bizi gülümsetmemiş. Kadınların kitabını yazmış, haberimiz yok.



Ayşegül Sönmez



Erkekler kadınlara göre daha fazla mı kendilerine güveniyorlar?
Erkekler, kendilerini kadınlardan daha çok saklarlar. Ben de saklardım. Doktor ne yersen ye dediği için artık saklamıyorum kendimi. Rahat rahat anlatıyorum.

Peki bir erkek ne zaman kendine güvenir?
Sizi çantaya atmışsa kendinden emin olur. Çantada keklik olmayacaksınız.

Hep kaçar gibi mi yapacağız, her an gidecekmiş gibi?
Hayır. Öyle açık bir tavır da terk edilme sebebi haline gelebilir.

Peki erkeklerin çuvallama yaşları var mı? Sonra birden bilge kesiliyorlar sizin gibi olayı çözüyorlar çünkü...
Kadın olduğunuz için kendiniz için aleyhte düşünüyorsunuz. Siz ne kadar çuvallarsanız, erkeklerden de daha beter bir şekilde çuvallar. Kızlar, erkeklerden daha çabuk olgunlaşır. Ben gerçekten büyüdüğümü, sağlam teşhislerde bulunabileceğimi tam 33 yaşında anladım. Kadınlar 20'li yaşlara kadar müstakil düşünemiyorlar. Çevre, aile etkisi yüzünden de başlarına gelen güzel fırsatları kaçırıyorlar. Kendisine yürekten bağlanan insanları da bu yüzden kaybediyorlar.

Bir kadına neler yaparsınız onu tavlamak için. Çiçek alır mısınız?
Ben kadıncıl bir hayvanım. Ben kadınları tavlamadım. Tavlandım. Çiçek alayım de bunun faydasını göreyim diye de çiçek almadım. Çoşkulu bir gece meyhanede çiçekçi de ayağıma dolaşıyorsa ne kadar çiçek varsa hepsini aldığım verdiğim de oldu. Hatta o kadar çoşarım ki o meyhanede ne kadar kadın varsa, git hepsine dağıt derim. Bodrum'da kafayı bulunca özellikle bunu çok yaparım. O yüzden orada çiçekçiler beni görünce çok sevinirler.

Erkekler kadınlardan en çok ne zaman uzaklaşırlar?
İstekleri yerine getirilmediği ve getirilme umudu olmadığı ve kalmadığı zaman.

Ama şöyle de bir gerçek var, erkeğin bir kadına aşık olma sebebi yine o kadını terk etme sebebi de oluyor. Neden?
Bunu yakalamanız çok güzel. Çaresini bulamamanız hazin. Şimdi bakın. Erkeğe, cazip, çekici, onu tahrik eden unsur, o kadına kavuştuktan sonra onun için birdenbire gereksiz hale gelir. Mesele halolmuştur. Kadına kavuşmuştur. Kavuştuğu için de artık kadının o tavrına ihtiyacı kalmamıştır. Hatta kadın, o tavrını sürdürürse başkaları için de çekici olmaya devam eder ki, bu, erkeği incitir.

Erkekler, kolay inciniyorlar galiba. Öyle mi?
Tabii. Bir erkek, takındığınız tüm o tavırların kendisi için olduğunu düşünmek ister. Ben onun için enterasan değilim, bunları benim için yapmamış. Genel tavrı buymuş. Onun davranışlarında bana ait, benim için yapılmış hiçbir şey yok, bu zaten böyleymiş der. Ve sizi alaledilik çizgisine iter kafasında. Ne diyor?

Nedir bu benim için yapıyor, bana ait tribinin kaynağı?
Aidiyet fikri var ya... Erkek için çok önemli bir şey. Erkek hep özel olmak ister. İnsan toplumunda olay tersine çevrilmiştir. Kadın süslü, erkek beğenir hale getirilmiştir. Halbuki, bu doğada tam tersidir. Süslü olan erkektir ve erkek, dişiye kendini beğendirmek ister. Hindi, tüylerini kabartarak dişinin etrafında dolaşır. Horoz, en süslü ibiklerini, kuyruğunu sallayarak, kanatlarını açarak tavuğun etrafında dolaşır. Bütün mahlukatta erkekler hep süslüdür. Aslan yeleleriyle, tavuskuşu da öyledir. Bütün hayvanlarda beğenilmek, tercih edilmek isteyen, hep erkektir. Hayvanlarda avcılığı, ekonomiyi, dişi temin eder. Bütün bu terslikler, uyuşmazlıklar insanı mahvediyor. Köylü kadın, it gibi çalışır tarlada, kocası yan gelir yatar. Akşamleyin de hepimizden daha rahat sevişirler.

Peki nasıl bir kadın, şeffaf mı, gizemli bir kadın mı?
Gizemli kadın falan bunlar mazide kalmış şeyler. Çoşkularınızı hiçbir kompleks duymadan yaşayın. Açık olun. Bu işler yatakta başlar, biterse de yatakta biter. Olayın bütün büyüsü, süsü yatak olayıdır. Oradaki fantaziler olayıdır. Oradaki doyum olayıdır. Bir erkek sizle yatakta çok mutlu oluyorsa, ertesi gün ya da sevişmenin ardından size muhabbetle sarılıyorsa, o sizden gitmez. Tıpkı kadının da doyuma ulaştığı zaman, o tadı aldığı zaman gidemeyeceği gibi. Hatta kadın için kesin söylerim. Gitmek istese de gidemez. Kadın, erkeğini hanzo da bulsa, onu tenkit de etse de, "bu hayvanın, öküzün tekidir" dese de eğer doyum alıyorsa, gidemez.

Neden gidemez, duygusal olduğu için mi?
Hayır. Gidemez çünkü kadın, erkeğe göre daha faydacıdır. Çünkü doğa kadını neslin devamı için hükümlemiştir. Döl alma olayı olan sevişme olayını kadın erkekten daha fazla önemser. Oradaki tatmin, onun istediği şeydir. Çünkü doğa ondan döl almak ister. Oraya o kadar büyük tadı da o yüzden koymuştur. Şekerlemiştir. Onun için tatmin olan bir kadın, tatmin olduğu erketen kopamaz. Kadın için bu çok önemlidir. Erkek için yüzde yüz demiyorum. Erkek, dağıtıcıdır. Doğa, erkeğe dağıtıcılık görevi vermiştir. Erkeğe, bu yüzden başka kadınlara bakma meyili koymuştur. Bu yüzden kadın ayda bir tane yumurta imal ettiği halde, erkek bir sevişmede milyonlarca sperm üretir. Bu erkeğe avantaj vermiş gibi gözükse de erkeğin korkunç bir dezavantajı vardır.

Neymiş bu dezavantaj?
Kadın bacaklarını açtığı anda hazır olabilir, olaya katılabilir, ama erkeğin okşanarak, çoşturulması, hazırlanması lazımdır. Bizim kadınlarımızın en büyük hatalı olduğu nokta da budur.


Antropoz değil manapoz

Antropoz diye bir şey yok, manapoz va. Bir erkek her zaman erkektir. Erkek kendine dikkat ederse, 30 yaşındaki bir adam günde 4 defa sevişiyorsa, 65 yaşındaki adam bir defa sevişir. 90 yaşındaki ise haftada bir ama sevişir.
Uzvi kısıtlama diye bir şey asla yok. Tıp, kadında menapozu kabul ediyor ama erkekte kabul etmiyor. Bilim de bunu kabul etmiştir. Psikolojik değişimlerdir antropoz, fiziksel değil.


Koku...

Erkekler, beraber oldukları kadınların kokularına alışırlar. Erkeğin burnu iyi koku alır eğer aklını kullanmazsa. Aklını kullanırsa, terledi de teri kokuyor sanır. Gazetede, asansörde üç kişi var diyelim. Ben o kızlardan hangisi beni istiyor, salgıladığı kokudan anlarım.


Telefoncu kızlar

Şark Kahvesi'nde Maçka'da uzaktan bakardım. Çirkinse kaçardım. Telefoncu kızlar derdik o zaman. Çirkin kızlar gazeteye gelmezler, telefon açarlardı. O yüzden, onlara telefoncu kızlar derdik.


Bir anı...

Telefoncu kızlardan bir tanesine randevu verdim. Maçka Parkı'nda. Gittim bir baktım dünya güzel bir kız, uzun boylu, fişek gibi. Yaşı 17. O kızdan çok hoşlandım. Bir süre beraber olduk. Ama duhul olmadı. Bir bayram günü şarapladık. Garsoniyere gidecektik. Annem dayımda dedi. Kızın evine gittik. İzbandut gibi bir kadın kapıyı açtı. Annesiymiş. İsteyecek beni demiş. Tartışma yarattım. Çıktım evden. Tam arabaya bindim. Kız da peşimden koştu. Arabaya bindi. Kucağıma oturdu. Beni mecbur etti. O zamana kadar yapmadığımız şeyi, arabada yaptık. O zamanlar jüpon modası vardı. Battı gitti jüpon.


Tavlanmaya çıkarlar...

Biz tavlamaya değil, tavlanmaya çıkardık. Özellikle Örsan(Öymen) ve ben. Bir nevi konsomatris gibi barda otururduk. Kızlar gelirdi. Hayatta bir kıza laf atıp da tanışmamışmıdır. Ünün de getirdiği fiyakalar, imkanlar bunlar tabii. Örsan'la çok güzel günlerimiz oldu. Çok çocuksu, çok tatlı, çok yakışıklı bir çocuktu. Beni çok severdi ben de onu çok severdim. Kaprisini bir ben çekerdim. O da bir tek bana kapris yapardı.
 

Gül Resimleri

Manken Resimleri

Bebek Resimleri

Aşk Resimleri

Araba Resimleri

Manzara Resimleri

Dini Resimler

Anneler Günü Sözleri

Aşk Sevgi Sözleri

Dostluk Sözleri

Anlamlı Sözler

Özür Dileme Sözleri

Evlilık Kutlama Sözleri

Özlem Hasret Sözleri

Bayram Kutlama Sözleri

Sevgililer Günü Sözleri

Nefret Sözleri

Kandil Gecesi Sözleri

Güzel Sözler

Kadir Gecesi Sözleri

Ayrılık Sözleri

Msn Mesenger İndir

Msn Ifadeleri

Msn Aşk Ifadeleri

Msn Avatarları

Msn Smiles

Msn Arka Plan

Msn Eklentileri

Genel Bilgiler

Guvenlik

Msn Nıck Name

Msn Şekılleri

Msn Dondurucui

Msn 7.0 Sürümü

Msn 8.0 Sürümü

Msn Aşci  Karakterleri

Msn Hata Ve Cözümleri

Msn Şakaları

Yariş Oyunları

Barbie Oyunları

Makyaj Oyunları

Kız Oyunları

Nısan Oyunları

Savaş Oyunları

Macera Oyunlari

Acı Hayat

Bin Bir Gece.

Doktorlar

Acı Hayat

Ihlamurlar Altında

Yaralı Yürek

Cennet Mahallesi

Elveda Derken

Sıla

Kaybolan Yıllar

Yalancı Yarim

Avrupa Yakası

Arka Sokaklar

Yaprak Dökümü

Komik Videolar

Korku Videoları

Hayvan Videoları

Kavga Videoları

Fenerbahçe Videoları

Glatasaray Videoları

Beşiktaş Videoları

Televizyon Videoları

Cocuk Videoları

 

sohbet mirc mirc nedirkimdir turkchat toplist chat antispam mirc mirc fikra saglik hikayeler msn oyun game chat izmir kiz GuzelSozler indir mirc mirc indir link sevgiden nero chat sohbet chat mirc sohbet mirc mIRC video sohbet odev mirc hikayeler chat mirc